WEB Projeleri nasıl başarıya ulaşılır, Neden başarısız olur?

WEB Projeleri nasıl başarıya ulaşılır, Neden başarısız olur?

WEB dünyası günümüzde ucu bucağı olmayan bir okyanus! Tüm sektörden firmalar artık online platformların getirisinin ve marka bilinirliğini arttırma konusunda büyük bir silah olduğunun farkında. Peki bu projeler doğrumu yönetiliyor, işin neresinden başlanıyor, neresi boş kalıyor, neresinden fazla beklentiler isteniyor, hatalar nerede yapılıyor, doğru bilinenler ne kadar doğru, yanlış bilinenler ne kadar yanlış? 10 Yıllık web dünyasındaki tecrübelerime dayanarak (bunun 6 yılı tam profesyonel) yazımı yazıp tamamlayacağım. Epey uzun olacak bol örnekli ve sonuçlar ile detaylandıracağım.

10 yıllık web geçmişimde 200’ün üzerinde projenin içerisinde bulundum. Bunun 100 kadarının baştan sona algoritmasını ve adım adım işleyişinin yol haritasını çıkardım. Tek tek not etmedim ancak kabaca bakarsam %40’ı başarısızlıkla sonuçlandı.

Başarısızlık sınıflandırılmalı. Tamamlanan projelerimin beklenen hedeflere ulaşamaması bir başarısızlık benim için. Projenin tamamlanmaması, gecikmesi, projenin algoritmasını ve yol haritasını çıkardığım zamanki tecrübelerim ile göremediğim, atladığım şeyler sebebi ile sonuca varamamak vs. vb. gibi konuların tamamı başarısızlıktır benim için.

Sektörden bir çok arkadaşım yada bu sektöre bireysel yada kurumsal olarak girecek arkadaşlar ara ara mail atıyorlar, sorular soruyorlar. Elimden geldiğince kendilerine cevap vermeye çalışıyorum. Gelen girişim isteklerinin yüksek çoğunluğu harika projeler. Geleceği yüksek ve ciddi getirisi olan projeler. Kurumsal tarafta ise istekler ve hedefler belli ancak elde malzeme yok.

Bu yazıyı yazmaya karar vermemin sebebini 1 saat önce yaşadım 🙂 Ultima Online oynadığım zamanlardan tanışıklığım olan bir arkadaşım kendi çapında, kendi bilgileri ile ufak projeleri hayata geçiriyor ve iyide gidiyor. Bir projesinden bahsetti bana sitesini gezip kontrol ettim. Bir çok eksiği var ancak içerik konusunda harika ötesi muhteşem. Hedef??? Hedef tamamen Google üzerinden gelecek ziyaretçi.

Sordum kendisine;

-SEO için neler yaptın?
+Hiç birşey.
-Site içi optimizasyon?
+Hayır
-İçerik Optimizasyonu?
+Hayır içeriklerin hepsi alanında uzman kişiler tarafından özenle özgün olarak yazılmış ve daha önce hiç online ortamda yayınlanmamış.
-SEO yaptırmak için daha ne bekliyorsun?
+Gelir elde etmiyorum ki? (Sitede adsense yok, Onuda eklemesini ben söyledim. 3000 hit ile ortalama 4-5TL günlük gelir oturdu)

Gördüğünüz üzere proje içerik projesi, içeriklerin tamamı özgün. Hedef Google üzerinden gelecek hit. Ancak SEO anlamında sıfır. Hata en baştan yapılmış. Ki kendisi 1 saat önce bana 28.000 satır özgün içeriğim var excel’den bunu DB’ye entegre edip birde tema bulup yayına alacağım dedi. Dalarım sana akıllı davran dedim. Pazar günü tam gününü bana ayır üzerinde konuşalım elindeki hazine boş yere çöp olmasın dedim. Umarım olmaz.

Bir diğer örnek;

-İlyas bey, Türkiye de satışı yüksek bitkisel bir ürünü yurt dışından temin edip, Türkiye’de satışını yapıyoruz. Satışlarımızı Adwords ve Sosyal medya reklamları ile sitemize yönlendirdiğimiz ziyaretçilerimiz üzerinden yapıyoruz. Ancak cironun %85’ını bitkisel ürünün bize gelişinden müşteriye gidene kadar olan kısımda harcıyoruz. Buna geliş masrafları, Adwords ve Sosyal medya reklamları da dahil. Bu maliyeti nasıl düşürürüz?
+Web adresinizi verirseniz bir ön inceleme yapmak isterim.
-ADRES GELiR.
+Sitenizin nerede ise tamamı görsel, metinlerin tamamını görseller üzerine yerleştirmişiniz neden?
-Web tasarım maliyetini düşürmek için.
+Sormamda sakınca yok ise cironuz ne kadar?
-Aylık 90-110Bin$ (Aylık 800-1200 satış)
+Web sitesi için sizden ne kadar ücret istediler?
-20.000TL
(Bu arada adwords maliyetlerini inceleyip, tık başı maliyetleri, dönüşüm oranı gibi analizlerimi yaptım)
+20.000 bin TL bana verin, 20.000TL’de web siteniz için verin. Benim yönergelerim ile hem siteyi arama motorlarına uygun hale, hemde kullanıcı deneyimini en yüksek hale getirecek kaliteli içerik yönetimi ile yayına alalım. Bana olan ödemenizi de cironuzdan kârınız %35’a çıktığı zaman yaparsınız?
-Kâr %35’a çıkar diyorsunuz doğrumu?
+%34 garanti ediyorum %35 olmaz ise bana ücret ödemezsiniz.
Sonuç: Proje hayata geçirildi. Hedef 6 ay. Kaldı 3 ay. Cirodan kâr %30.

Bu 2 örnek gibi bir çok örnek sunabilirim ancak yazıyı daha fazla uzatmanın bir anlamı yok.

Web projeleri inşaat yapmak gibidir. Mimar müşterinin tüm isteklerine karşılık olarak çizimlerini yapar, mevcut alanı en iyi kullanım ile en çok kullanılabilir alana sahip olacak şekilde tasarlar. Ancak penatrasyon testi için bir uzmana, iyi bir kum ve çimentoya, tecrübeli demir ustasına, belki bir iç mimar’a, kaliteli yalıtım malzemelerine, bekçiye, su tesisatçısına, elektrik tesisatçısına ve satışını yapacak olan iyi bir emlak firmasına da ihtiyaç vardır. Yok artık daha neler diyenleriniz varsa aranızda, daha yazmadıklarım da var, zemin etüdü, iklim şartları gibi özellikler vs. vb.

Tüm bunların benzer karşılıkları da web projeleri için gereklidir. Elektrik tesisatçısı belki su tesisatını da yapabilir, kaliteli yalıtım malzemelerini de seçebilir, ancak penatrasyon testini yapamaz, bekçilik yapamaz, satışını yapamaz. Web projeleri içinde, iyi bir içerik yönetimi, iyi bir sunucu yönetimi, iyi bir güvenlik yönetimi, iyi bir içerik editörü, iyi bir kaynak üretici, iyi bir seo uzmanı, iyi bir sem uzmanı, iyi bir sosyal medya uzamanı ve kesinlikle ve kesinlikle bütçe ve bu bütçeyi doğru kullanacak kişi, kişiler. Her şeyde olduğu gibi pahalı olan her zaman iyi/kaliteli değildir.

Bir web projesi eğer gelişime açık değil ise (sonradan eklenecek modüller, eklentiler) proje yayına alınmadan önce A’dan Z’ye noktasına virgülüne kadar hazır olmalı ve yayına o şekilde alınmalı. Güncellenecek içerikler için ise kullanıcı deneyimi ve kaliteli içerik yönetimi öncelikli iş olarak hedeflenmeli.

Konuya detaylandıra bildiğim kadar detaylandırmak istiyorum bu yüzden okumak sıkıcı olabilir. Ama bu yazıda çok önemli ve çok dikkat edilmesi gereken hususlar var.

Arama motorları arasında dünya devi olan Google’yi çok dikkate almalıyız. Bunun için projenin 1 yıllık planı ile start almak gerekmektedir. Nedir bu 1 yıllık plan diyenleriniz var ise örnek ile hemen detaylandırayım.

Hedef yüksek ziyaretçi odaklı ise siteye yüksek trafik gelecek demektir. Bunun için çok iyi bir yazılım ve görsel optimizasyon gerekmektedir. Sitenin olabildiğince hızlı olabilmesi için yazılımın çok sade olması kullanılacak olan görsel içeriklerin boyutlandırılmasının iyi yapılması gerekmektedir. Yüksek ziyaretçi için iyi bir trafiğe sahip sunucu gerekmektedir. Eğer burada sunucu maliyetini ilk başta az tutmak için düşük kapasiteli bir sunucu ile başlanır ise ve beklenenin üzerinde bir büyüme ile karşılaşılır ise sunucu değiştirmek zorunda kalınır. Bu durum Google için iyi bir işlem değildir. Hedefinizin 2 hatta 3 katı trafiği karşılayacak bir sunucu ile işe başlamak en mantıklısıdır.  Keza IP adresi seçimi. Kesinlikle ve kesinlikle paylaşımlı IP adresi kullanılmamalı. Aylık 8-10$dan kaçılarak emin olun bütçenizi iyi kullanmış olmayacaksınız. Sizinle birlikte aynı IP adresini kullanan bir site Google yönergelerine uygun olmayan bir içerik ile yayın yapıyorsa emin olun bu sizin projenizi de olumsuz yönde etkileyecektir. Tasarım mobil cihazlar ile uyumlu olmalı. Google’nin bu alanda algoritma geliştirdiğini unutmamalı ve sonradan mobil uyumlu versiyonunu da yaparız denmemeli.

Bir diğer en önemli konu ise; Kaliteli içerik yönetimi! Kullanıcıya katma değeri yüksek ve mutlak suretle özgün içerik sunulmalıdır. İçerik özenle oluşturulmalı, SEO uzmanı gözden geçirmeli, Sosyal medya uzmanı ve SEM uzmanı ilgi çekecek görseller ile içeriği destekleyip 3 alanda da en iyiyi oluşturmalıdır. Biliyorum ki okurlarım arasında hizmetleri arasında SEO, SEM ve SMO hizmetini beraber verenler vardır. Kimseler kusura bakmasın bu 3 alanda da uzman değilsiniz! Birisinde mutlaka bir şeyler yanlış/eksik/fazla yapıyorsunuz.

Proje yayına girdikten sonra elbet ufaklı büyüklü eksikler göze gelecektir. Yeni hedefler ortaya çıkacaktır. Google üzerinden yapılan aramalar ile sitenize hedeflediğiniz anahtar kelimelerin dışında iyi hit gelen kelimeleri istemeden de olsa başarmış yada potansiyeli yüksek anahtar kelimeleri görmek gerekmektedir. Siteye tüm kanallar dan gelen ziyaretçinin site içerisindeki hareketlerini gözlemleyip, kullanıcıların hangi sayfalarda daha çok vakit geçirdiğini, hangi sayfalardan hemen çıkış yaptığını analiz etmek gerekmektedir. Bir yerlerde eksik olan bir şeyler kullanıcının aradığını bulamamasına ve hemen çıkmasına sebep olacaktır. Burada içerik konusunda iyi olduğunuzu düşünseniz de aslında kullanıcılarınızın aradığı içeriğin sizin verdiğiniz içerik olmadığını gözlemleyebilirsiniz.

SEM tarafında Google yine bu işte en iyi firmalar arasında. Sayfalarınıza verdiği puanlar ile adwords maliyetinizi düşürebilirsiniz. Buda yine kaliteli içerik yönetiminden geçmektedir. Ne kadar katma değeri yüksek içerik o kadar az adwords maliyeti demektir. SMO tarafında hedef kitle, yaş, ülke, şehir, cinsiyet, ilgi alanı gibi kriterleri doğru kullanarak belirlenen bütçe ile daha fazla kişiye ulaşabilmek ve geri dönüşümü daha yüksek tutmak mümkündür. (Bu alanda uzmanlaşmak istiyorum B2C’de çok ama çok önemli)

Özgün içerik konusuna bir açıklık getirmek istiyorum. Her içerik özgün olabilir ancak her özgün içerik katma değeri yüksek içerik demek değildir. Buradan neyi çıkarmamız gerekir? Eğer projemiz içerik sitesi ise bu içeriklerin gerçekten alanında uzman kişiler tarafından yazılması gerekmektedir. Webmaster forumlarında, sitelerinde hepimiz görüyoruz. “100 kelime 1TL çizgisinde SEO uyumlu makale yazılır” konu başlıklarını. Evet herkes özgün içerik yazarak SEO uyumlu makale üretebilir. Peki ya kullanıcı deneyimi? Bu kişilerin büyük çoğunluğu öğrenci “ankilozan spondilit” kelimesi üzerine özgün içerik üretebilirler mi? evet üretebilirler vikipedia da ve bir kaç sağlık sitesinden 3-5 yazı okuyup ortaya karışık SEO uyumlu bir içerik çıkarabilirler. Peki ya kullanıcı vikipedia dan ve diğer 3-5 sitedeki içeriklere değil de sizin sitenize neden girip okusun? Yazılanları hepsi zaten o bahsettiğim sitelerde yazıyor. İçerik katma değeri yüksek olmalı. (Bu bahsettiğim kelime genetik iltahaplı romatizmal bir hastalık. Malesef ki bende var.) Yazar içeriğinde rahatsızlık evrelerini, genel tanımını, tespitinin neler ile yapılacağını, tedavi yöntemlerini, bulabiliyor ise bu rahatsızlığı yaşayan birisi ile kısa bir röportaj yapmalı, bunun sonucunda doktor, hastane tavsiyesi vermeli, hangi testler sonucunda teshis’in konulduğunu vs. vb. bilgilerin verilmesi gerekir. Bunun dışında “kalça ağrısı” üzerine de daha fazla gidilmeli. henüz teşhisi konulmamış bir kullanıcı bu yazınıza ulaşıp belki de teshiş konulması konusunda doktorunu yönlendirebilir. (Bana 2 sene sonunda ancak teşhis konuldu hep bel sorunu ile gidildi ama kalça çıktı)

Bu başımdan geçen olay ve size aktarımım Google’nin tamamen nasıl bir içerik istediğinin örneği idi. Kısacası Google özgün içerik istemiyor. İçerik özgün olacak, Kullanıcı için katma değeri yüksek olacak, aynı gün içerisinde tekrar sitenize girecek ve çıktısını alacak veya 1 gün sonra, 1 hafta sonra tekrar sitenize girecek. Yorum yapacak, soru soracak, Sosyal hesaplarında paylaşacak. Ziyaretçilerinize bu işlemleri yaptıracak içerik Google’nin istediği içeriktir.

Hedefler? Evet hedefler! Eğer proje sahibi kendiniz iseniz mümkün olan hedefin 10 katı hedef koyabilirsiniz. Eğer proje siz işi alan, hedefleri belirleyen iş veren ise ince eleyip sık dokunulmalıdır. Hedeflere göre, zaman, bütçe ve içerik gibi gerekli işlemlerin analizleri iyi yapılmalı, bütçe ye göre hedeflerin olabilitesi aktarılmalı, yine bütçeye göre hedefe ulaşılacak sürenin belirlenmesi, bu hedefe belirlenen bütçe ve sürede ulaşmak için gerekli olan tüm adımların eksiksiz olarak temin edilmesi gerektiğinin altı kalın bir çizgi ile çizilmelidir.

Kişisel tecrübelerime dayanarak söylemek isterim ki; Az iş, çok gelir, çok iş daha çok gelirden kat kat kat dahi iyidir. Aynı anda 10 proje ile ilgilenip, 3 gelir elde etmek yerine 3 proje ile uğraşıp 2 gelir elde etmek çok daha mantıklıdır ve başarısı daha yüksektir. İşinize daha iyi odaklanmanızı sağlayacaktır. Daha çok boş vaktiniz olacak ve bu boş vakitlerinizde kendinize bol bol projeler ile ilgili aklınıza bir anda gelen küçük notları mail atabilirsiniz ve o attığını küçük not mailleri başarıya giden yolda size destek olacaktır. Yaşanılmış tecrübe ile bunları yazdım. Zamanında aynı anda 10 üzerinde proje ile ilgileniyordum ve gözden kaçırdığım bir çok şey olduğunu şimdi görüyorum. Ah o zaman şunu yapsaydım, şunu da ekleseydim, şu kadar daha bütçe ayırsaydım veya biraz daha bütçe isteseydim diyorum ama artık geçti gitti. Keza şimdi çalıştığım firma da da bir çok proje ile ilgileniyorum yetişebildiğim kadarına yetişip yetişemediğimi ileri tarihe atmak durumunda kalıyorum. Hayat şartları yapacak bir şey yok  🙂

Yenilikçi olmak, gündemi takip etmek. İster kişisel projelerde olsun ister çalıştığınız firmada isterse aldığınız işlerde olsun. Mutlaka yeniliklere en kısa sürede adapte almak gerekmektedir. Kişisel projelerinizde zaten neyin gerekli olduğu ve yapılması gerektiğini biliyorsunuzdur. Bunu yapacak zamanınız yok ise personel temin etmeli, bütçeniz yok ise ve projenize güveniyorsanız yatırımcı aramalısınız. Eğer bir firmada çalışıyor yada firmalardan iş alıyorsanız, gelişmelerden mutlaka haberdar etmelisiniz ek bütçe, ek zaman, gerekiyorsa personel temin edilmesi gibi durumları aktarmalısınız.  Geçtiğimiz günlerde sektörden askere giden bir arkadaşım (kısa dönem sadece 6 ay) geri geldiğinde bir konuşmamızda bana aynen şöyle dedi. “İlyas biz 2015 Kasım ayındayız dimi” evet hayırdır dedim. Ben 6 ay askerlik yaptım ama sanki sektörde 6 sene geçmiş neler olmuş neler dedi. Yenilikçi olma konusunda sanırım ne demek istediğimi arkadaşım hepimize söyledi.

İşveren ile çalışan arkadaşlarım burası biraz sizi ilgilendiriyor. Klasik ticaret/pazarlama ile yeni nesil ticaret/pazarlama arasındaki uçurumu işvereninize kesinlikle aktarın. Klasik radyo, TV, gazete, dergi, fuar, stand gibi pazarlama dalları ile dijital pazarlama arasındaki geri dönüşümü, ölçülebilirliği, maliyeti kalın çizgiler ile işvereninize mutlaka bildirin. Daha düşük bütçeler ile daha uzun süre yüksek geri dönüşler alınabileceğini ve en önemlisi bunu ölçümleyerek raporlayabileceğinizi altı kalın çizgiler ile bildirin. Bu sizin kariyerinizi etkileyecek en önemli detaylardan biridir. Sizi ne kadar dinlerler orası malesef belli değil.

Gelecek Dijital Dünya’da! Telefonumuzun şarjı azaldığında nasıl paniklediğimizi bir priz arayışı içerisinde olup telefonu şarja takmak için çabaladığımızı hepimiz çok iyi biliyor ve kapandığında kendimizi ne kadar eksik hissettiğimizi biliyoruz… Dijital dünya’dan uzak kalmak artık bir kayıp. Bu alanda çalışan okurlarıma ise tek bir önerim var. Bu ucu bucağı olmayan okyanusta bir alanda mutlak uzman olun, diğer alanlar hakkında bilginiz olsun, bir soru sorulduğundan cevap verebilin cevap veremiyorsanız dahi evet duymuştum ancak henüz araştırma fırsatım olmadı diyebillin. Gelecek bizlerin elinden çıkacak fikirler ve projeler ile daha hızlı istenilen veriye ulaşmayı sağlayacak. Hiç bir şey için geç kalmış değiliz yeter ki geri kalmayalım ve az da olsa ileriyi görebilelim.

,” ve “;“‘ü sanırsam çoğu  zaman yanlış kullanıyorum ve imla kurallarını da tam olarak bildiğim söylenemez. Ama öğreneceğim. Siz bir süre daha affedin beni 😉

Yorumlarınızı varsa sorularınızı eksik etmeyin. Buraya kadar eksiksiz okuyan tüm herkese teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.
-08.12.2015 – 02:04

Yorum Yap, Fikrini Paylaş

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir